Category Archives: Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım

Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım-2

Sosyal Medya

“Son Dakika” işinin suyunu çıkarmakla meşgulüm… Seul uçağının kalkmasına 20 saat kaldı kalmadı, ama ben hala bilgisayar işlerini bile bitiremedim:'( Ağlamaya vaktim yok ama sızlanmaya vaktim var>.< #seoul #2014

Son yayınladığım yazı olan Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım-1‘i az evvel okuyunca bildiğin şaşırıp kaldım kendi yazıma; o günden beri köprünün altından ne çok sular akmış  böyle… Çoktaaaan mazide yerini aldı bile o günler…

“Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım” yazı serisini ‘günceli yakalayabilmek’ adına başlattığımı serinin ilk yazısında da söylemişim zaten. Lakin an itibari ile görüldüğü üzere bunu başaramamışım, artık o ayrı konu 😀

Ee ama 3-4 ay ne taslaklara ne de güncele ilişip yazı yazamadıysam daha da hiç mi ilişemeyeceğim? Yok canım… Yakaladığım yerden fili tarif etmeye başlıyorum ben… Tutabilene aşk olsun 😉 …

Bu yazıyı yazma sebebim olan ‘güncelim’ de eskimeden geleyim güpgüncel konuma:

Geçen yıl İstanbul’da “İstanbul-Gyeongju World Culture Expo 2013” düzenlendiğinde arkadaşlarla bir iki noktadaki etkinliğe katılmıştık… Eminönü’nde kurulan “Kore Kültür Pavilyonu”nun en sonundaki alanda renkli not kağıtlarına dilediğini yazıp iplere asabildiğin bir çardak oluşturulmuştu. Buradaki çardağa ek olarak, dijital ortam aracılığıyla bir Koreliyle eşleştirilip sana rehberlik yapması sağlanıyordu. Ülke olarak tabii ki ya Kore’yi yada Türkiye’yi seçebiliyorduk… Tüm Expo boyunca en çok gülüp eğlendiğimiz alan burası olmuştu 😀 Kah bize rehber olarak seçilen kişiler, kah benim gezmek için Kore’yi değil Türkiye’yi seçmem, kah yazdığımız notlardan dolayı, kah milletin yazıp astığı notlardan dolayı gözlerimizden yaşlar akana kadar gülmüştük… Güzel gündü 😀

sergi

Ben yazıp ipe astığım notu çoktaaaan unutmuştum. Taa ki arkadaş “Hep bize dersin büyük konuşma diye puhahhaha, pavilyonda yazdığın not da senin büyük konuştuğunun kanıtıdır!” deyip de eski fotoları gün yüzüne çıkarana dek…

Mazi1

‘Kafanızda şapka gibi duran saç modeli’ modanız sona ererse Kore’ye gelebilirim… Yoksa GongYu’yu buraya yollayın, bi’ onun için gelemem.

 Fotoyu görünce güldüm ama terso bi’ durum yok yani; aynen ben 😀 Yine olsa yine aynı şeyleri yazabilirim ama sanırım Gong Yoo’nun ismini orada gaza gelip yazmışım, yoksa onun hatırına bile olmaz yane><  Bi’ de herhalde gülmekten beynime az oksijen gitmiş o ara, o ne biçim cümle öyle yahu başı ayrı oynuyor dibi ayrı oynuyor :p

Bugüne kadar, Kore piyasasına aşina olan çevremdekilerden tutun da bu piyasaya komple yabancı olan çevremdekiler de dahil olmak üzere nerdeyse herkes, Kore ilgimden dolayı bana “yakında oraya da gidersin” diyerek laf çarpmışlardır. Eeee zaten eminim bunu herkescikler yaşıyordur 😉 Bu laf çarpmalara en başından beri benim de cevabım  hiç değişmemiştir: “Kore’de görülecek pek bir şey yok ki, o kadar para verip niye Kore’ye gideyim, onun yerine Japonya’ya giderim…” demişimdir hep. K-drama çevrem karşı çıksa da bu fikrim hep sabitti… Aslında hala sabitte işte bakmadızzzzt

Öyleydi böyleydi şöyleydi derken, Kore’ye orda burda burun kıvırır iken kendi yazgımda artık nasıl bir “büyük konuşma anaforu” oluşturduysam, iki dakikada ben daha gık diyemeden, keser döndü sap döndü hesaplar tamamen tersine döndü ve kendimi 8 Ekim günü Seul’e giden uçağa tıpış tıpış binerken buluverdim 😀

“Nasıl oldu?” diye soranlara “Okulumun desteklediği bir çalışmam Kore’de yapılacak olan kongreden kabul edildi; hocalarla birlikte Kore’ye gidiyoruz; çalışmamı sunacağım.” dediğimde anam-babam bile bana inanmadığı için kimseye daha da böyle açıklama yapmıyorum ama buraya da bi’ kere yazmış olayım da belki inanan olur… Şahsen böyle bir açıklamayı ilk duyduğumda sanırım ben de inanamazdım bana 😀 Herkesin ortak tepkisi: Sen ayarladıııın di miiiii?! >< Yok bak cidden bendıızzzt

24 Ekim’de sağ salim bir şekilde ülkemize geri döndük elhamdülillah. O “sağ salim”in altını boşuna çizmedim, Kore’de ki sayılı günlerimizde o kadar sık sık ‘belayla burun buruna geldik’ ki şimdilerde hatırladıkça şaşırıyorum yaşananlara… Ee tabi güvenli bölgeye ulaştığım için şimdi eğlenceli geliyor yaşananlar ama oradayken biraz diş dişe vurmuştuk ><

Seul’e adım attığımız ilk gün otele Kore polisinin ekip otosunda gitmek zorunda kalmamızdan mı başlasam yoksa Jeju’da Hallasan dağının içlerinde gece 5’de mahsur kalmamızdan mı başlasam bilemiyorum…

Aslında niyetim,  bloğa Kore’deyken güncel olarak her gün yazmaktı ama alışkanlıklar bâki kalır dedikleri bu olsa gerek, yine her şeyi defterime yazmış bulundum… Bilgisayar üvey evlat neticede:p

Olan oldu; madem öyle oluverdi ben de “Güney Kore’den Defterimde Kalanlar” diye yeni bir ‘seri başlığı’ açıp defterime yazdıklarımı geç de olsa üvey evladıma da yazayım bari dedim…

Yani aslında bu bir trailer yazısı olmuş oldu 😀

Yakında… :p

Dipdibe Not: Söylemeye utanıyorum ama sıradaki yazı hâlâ IPKKND yazısı… Unutmadım… Silmedim… Hala yarısı yazılmış bir şekilde bekliyor taslaklarda…

Meraklısına Not: Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım-1 yazısında bahsettiğim dizi orucumu, Ramazan bayramından yaklaşık 2 hafta kadar sonra, Kore’den Cunning Single Lady dizisi ile Hindistan’dan da Saraswatichandra dizisi ile açmış idim… Cunning Single Lady dizisi ‘en sevdiklerim’ arasına yerleşti bile:D Joo Sang Wook komple karizma olarak doğmuş olmalı anasından, yahu bebek olmuş olamaz o adam ama niysaaaa ya konu o değil şimdidızzzt♥♥ 

Yorum bırakın

Filed under Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım

Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım-1(*)

28 Haziran’dan bugüne Ramazan ayı başlayalı 14 gün oldu bile…

Bu 14 günde pek çok kere;enjoy

#RamadanKareem  dedik

#رمضان المبارك dedik

#JoyeuxRamadan dedik

#행복라마단 dedik

#HappyRamadan dedik

#благословилРамадан dedik

#SelamatRamadhan dedik

#مبارک رمضان dedik

#FelizRamadan dedik

#मुबारक रमजान dedik

#RamadanMubarak dedik

#幸せラマダン dedik…

Daha da önemlisi “Ramazan, hoş bir alışkanlık kazanmak veya verimsiz bir alışkanlıktan kurtulmak için tüm zamanların en iyi zaman dilimidir!” dedik…

Tüm bu söylenenlerin sonu, tabi ki de, dönüp dolaşıp,  benim “beyhude zaman geçirmemde kilit nokta olan dizi ve filmler”e bağlanıyor… Geçen yıl Ramazan ayında dizi-film orucuna da niyetleyip elhamdülillah başarmıştım da… Hatta Ramazan bayramının bir ay kadar sonrasında bayaaaa bi’ şamata çıkararak dizi-film orucumu “The Master’s Sun” ile açtığımı bile hatırlıyorum 😀 😀 Şimdi gel gör ki bu Ramazan neredeyse bitti gidiyor ama ben hala bu iradeyi ortaya koyamadım… 😦

Bir “söz”e veya bir “niyet”e kaç kişiyi şahit tutarsan o sözü bozman, o niyetten cayman o kadar zor olurmuş…

Ben de işte tüm bu mekanlardaki kalabalıkların şahitliğini kendime bahane ederek şuna niyetliyorum ki:

    ❤ Bu gece sahur vakti çıkmadan, imsak atmadan; bugün izlediğim Agneepath filmini sahurluk bilerek, bu yılki dizi-film orucuma başlamaya ve Ramazan bayramından evvel bu oruca iftar ettirmemeye…

    ❤  Bu orucun bana kazandıracağı zamanı; “Ramazan ayı ümmetimin ayıdır. Kim Ramazan ayına hürmet gösterir, onun saygınlığını yüceltir ve ona saygısızlık etmezse; gündüzlerini oruçlu gecelerini de namazla geçirirse ve tüm organlarını da (günahlardan) korursa Ramazan’dan, Allah’tan affedilmesini isteyeceği bir günahı olmadığı halde çıkar.” hadisindeki müjdeye mazhar olabilmek için harcamaya… 

      ❤ Ramazan Ümmeti(**) olabilmek için Ramazan ayının paçasına en azından 14. günden yapışmaya…

      ❤ Ümmetin üzerine afv ve merhametin sağanak sağanak yağdığı bu mübarek ay bitmek üzereyken, bin aydan daha hayırlı olan o geceye geri sayım başlamış iken; kalan sayılı günlerimi dizi-film izleyerek ziyan etmek yerine nefs terbiyeme  bu oruçla da katkı sağlamaya… Niyet ettim gitti inşAllah 😉

♥Allah niyetlerimizi ve türlü türlü oruçlarımızı kabul etsin… AMİN 😀

♥Ramazan davulcusu şu an sessizliği gümbürdetmeye başladı bile; yani imsak attı atacak… Söz verdiğim zaman dilimi başladı başlayacak… Dınınının nın nın nın dınınınnın nın nın nın… #DavullarKiminİçinÇalıyor

♥Heyecan yaptım 😀 😀 😀 😀

♥Selametle…

(*) Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım: Yazmaya niyetlendiğim yazılar genelde uzun soluklu olduğu için “yayınla” tuşuna basmam uzuuuun zaman alabiliyor… Bunun sonucu olarak da taslaklarda uzuuuun bir sıra oluşmuş bulunmakta… Ne zaman şöyle iki satır laf etmek istesem, ne bileyim bi’ dipnot yazmak istesem; taslaklarda oturup sıraya girmekten hiç bir günceli yakalayamaz oldum… Ben de çareyi kısa kısa notlar halinde özet şeklinde olacak olan “Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım” adında bir seri oluşturmakta buldum. Yani sıradaki yazı hala IPKKND yazısı, ama araya bu seriden bir iki tane girebilir 😉 😀

(**) Ramazan Ümmeti:  Ramazan-ı Şerifte ümmet-i Muhammed başta oruç olmak üzere, ibadet-ü taate, sadaka ve zekat gibi hayr ü hasenata diğer aylardan daha fazla yönelir ve kendilerini kulluğa verirler. “Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden azat olan bu ay”, ümmetin ahiretini kurtarma noktasında idrak ettiği en yoğun zaman dilimidir. Ramazan’ı ümmet olarak topluca oruç, iftar, sahur, Kur’an tilaveti, teravih ve sadakalar ile değerlendirirler.

tumblr_n7meyx8P2v1rm0oxho1_1280

10492512_969381489773860_2176815689633809060_n

2 Yorum

Filed under Genel, Suyunu Sıktım Posasını Çıkardım